{"id":551,"date":"2012-11-24T00:14:36","date_gmt":"2012-11-24T00:14:36","guid":{"rendered":"http:\/\/www.karasite.com\/blog\/?p=551"},"modified":"2012-11-24T00:14:36","modified_gmt":"2012-11-24T00:14:36","slug":"yonetimin-asli-ve-yonelimi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/2012\/11\/24\/yonetimin-asli-ve-yonelimi\/","title":{"rendered":"Y\u00f6netimin Asl\u0131 ve Y\u00f6nelimi (Makalelerinden)"},"content":{"rendered":"<p>Partiler var olmal\u0131 der kutsal yaz\u0131: oportet enim haereses esse. M\u00fcthi\u015f bir &#8220;olmal\u0131d\u0131r&#8221; \u00e7ekiyor Bossuet, derin bir hu\u015fu i\u00e7inde, bu &#8220;olmal\u0131d\u0131r&#8221; \u0131n k\u00f6kenini \u00f6\u011frenmeye cesaret etmeden.<\/p>\n<p>Biraz d\u00fc\u015f\u00fcnmek, bizim partilerin ilkesi ve anlam\u0131 hakk\u0131nda ayd\u0131nlatt\u0131. Bu y\u00fczden \u015fimdi ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ve hedeflerini tan\u0131maya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<!--more--><\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn insanlar e\u015fit ve \u00f6zg\u00fcrd\u00fcrler: yani toplum do\u011fas\u0131 ve tan\u0131m\u0131 gere\u011fi otonomdur ve y\u00f6netime ihtiyac\u0131 yoktur. Her vatanda\u015f\u0131n faaliyet alan\u0131, \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n do\u011fal payla\u015f\u0131m\u0131 ve mesle\u011fin se\u00e7imiyle belirlendi\u011finden, toplumsal i\u015flevler harmonik bir sonu\u00e7 ortaya \u00e7\u0131karacaklar\u0131 bir ba\u011flant\u0131 i\u00e7inde olduklar\u0131ndan; d\u00fczen, herkesin \u00f6zg\u00fcr faaliyetinin sonucu olu\u015fur; y\u00f6netim yoktur. Kim beni y\u00f6netmek i\u00e7in bana sata\u015f\u0131rsa, bir erk soyguncusu ve bir tirand\u0131r; onu d\u00fc\u015fman\u0131m ilan ederim.<\/p>\n<p>Ama sosyal fizyoloji, b\u00f6yle bir e\u015fitlik\u00e7i \u00f6rg\u00fctlenmeyi en ba\u015ftan olanakl\u0131 k\u0131lm\u0131\u015f de\u011fildir. Toplumda ortaya \u00e7\u0131kan ilk d\u00fc\u015f\u00fcncelerden birisi oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclen takdiri ilahi d\u00fc\u015f\u00fcncesi ona kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. E\u015fitli\u011fe, birbirini takip eden bir dizi tiranl\u0131ktan ve y\u00f6netimlerden sonra ula\u015f\u0131yoruz, bu s\u0131radan \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, \u0130srail&#8217;in Yahova ile yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, mutlak\u00e7\u0131l\u0131k ile s\u00fcrekli kavga i\u00e7inde olmu\u015ftur. Demek ki bizim i\u00e7in e\u015fitlik s\u00fcrekli olarak e\u015fitsizlikten ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r; \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn babas\u0131 y\u00f6netimdir.<\/p>\n<p>\u0130lk insanlar ormanlarda toplum kurmak i\u00e7in biraraya geldiklerinde, bir komandit \u015firketin hissedarlar\u0131n\u0131n yapaca\u011f\u0131 gibi: &#8220;haklar\u0131m\u0131z\u0131 ve sorumluluklar\u0131m\u0131z\u0131, her birimizin ve hepimizin en b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde esenli\u011fe ula\u015faca\u011f\u0131 ve b\u00f6ylelikle ayn\u0131 zamanda e\u015fitli\u011fimiz ve ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011f\u0131m\u0131z teminat alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f olacak \u015fekilde \u00f6rg\u00fctleyelim&#8221; demediler. Bu kadar ileri bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ilk insan\u0131n ufkunu a\u015f\u0131yordu ve ayd\u0131nlat\u0131c\u0131lar (Revelateurs) teorisi de tam tersine i\u015fliyordu. Tamamen ba\u015fka bir telden \u00e7al\u0131yorlard\u0131: ba\u015f\u0131m\u0131za, bizi g\u00f6zetleyen ve y\u00f6nlendiren bir OTOR\u0130TE dikelim: constituamus super nos regem. Bizim k\u00f6yl\u00fclerimiz de 10 Aral\u0131k 1848&#8217;de oylar\u0131n\u0131 Louis Bonaparte&#8217;a verirken b\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcler. Halk, \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc se\u00e7ecek hale gelmedi\u011fi m\u00fcddet\u00e7e iktida\u0131 se\u00e7er. Her otorite de tanr\u0131sal k\u00f6kenlidir: omnis potestas a Deu diyor Paulus.<\/p>\n<p>Dolay\u0131s\u0131yla, otorite, insan soyunun ilk toplumsal d\u00fc\u015f\u00fcncesi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130kincisi ise do\u011frudan do\u011fruya, otoriteyi ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Herkes otoriteyi, kendi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne kar\u015f\u0131 kullanmak ister. Partilerin y\u00f6nelimi ve \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 budur.<\/p>\n<p>Otorite ortaya \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz, genel bir s\u00fcrt\u00fc\u015fmenin konusu da olmu\u015ftur. Otorite, y\u00f6netim, iktidar, devlet -bu kelimelerin hepsi bir ve ayn\u0131 \u015feyi belirliyorlar-. Herkes bunda, kendisi gibileri bask\u0131 alt\u0131nda tutman\u0131n ve s\u00f6m\u00fcrmenin arac\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyor. Mutlak\u00e7\u0131lar, doktrinerler, demagoglar ve sosyalistler b\u0131k\u0131p usanmadan g\u00f6zlerini k\u0131bleye diker gibi otoriteye dikiyorlar. Radikal partinin, doktrinerlerin ve mutlak\u00e7\u0131lar\u0131n da reddetmeyecekleri o safsatas\u0131 da bundan kaynaklan\u0131yor: sosyal devrim ama\u00e7t\u0131r; politik devrim (yani otoritenin el de\u011fi\u015ftirmesi) ara\u00e7t\u0131r. Bu demektir ki: \u015fahs\u0131n\u0131z\u0131n ve mallar\u0131n\u0131z\u0131n \u00fcst\u00fcndeki \u00f6l\u00fcm ve kal\u0131m hakk\u0131n\u0131 bize verin biz sizi \u00f6zg\u00fcr yapaca\u011f\u0131z! 6000 y\u0131ldan fazla bir zamand\u0131r krallar ve ruhbanlar ayn\u0131 \u015feyi s\u00f6yl\u00fcyorlar.<\/p>\n<p>Partiler ve y\u00f6netimler b\u00f6ylece d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcml\u00fc olarak birbirlerinin nedeni, amac\u0131 ve arac\u0131d\u0131rlar. Birbirleri i\u00e7in ya\u015farlar, ortak bir y\u00f6nelimleri vard\u0131r: halklar\u0131 s\u00fcrekli kurtulu\u015fa \u00e7a\u011f\u0131rmak, onlar\u0131n eylem g\u00fc\u00e7lerini, kabiliyetlerini k\u0131s\u0131tlayarak uyand\u0131rmak, onlar\u0131n akl\u0131n\u0131 olu\u015fturmak ve halklar\u0131 s\u0131n\u0131rland\u0131rarak b\u00fct\u00fcn beklentilerine ve ihtiya\u00e7lar\u0131na kar\u015f\u0131 hesapl\u0131 bir diren\u00e7 g\u00f6stermek yoluyla s\u00fcrekli ilerlemeye do\u011fru itmek. Sen bunu yapmamal\u0131s\u0131n! Sen kendini bundan uzak tutmal\u0131s\u0131n. Hangi parti ba\u015fta olursa olsun, y\u00f6netim hi\u00e7bir zaman ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemesini bilmemi\u015ftir. Cennetten beri YASAK insan soyunun e\u011fitim sistemidir. Fakat insan bir kere re\u015fit olmu\u015ftur, y\u00f6netimler ve partiler art\u0131k ortadan kalkmal\u0131d\u0131r. Bu yarg\u0131ya, sosyalizmin mutlakiyet\u00e7ilikten, felsefenin dinden do\u011fdu\u011funu ve e\u015fitli\u011fin e\u015fitsizli\u011fe dayand\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz ayn\u0131 mant\u0131ki kesinlik, ayn\u0131 zorunluluk sonucunda var\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Felsefi inceleme yoluyla, otoritenin ilkesinin, bi\u00e7imlerinin ve etkilerinin s\u0131gaya \u00e7ekilmesi halinde, her bi\u00e7im ve prensipteki ruhani ve d\u00fcnyevi otoritenin kurulu\u015funda, \u00f6z\u00fc gere\u011fi asalak\u00e7a ve yeyici olan, tiranl\u0131ktan ve sefaletten ba\u015fka bir\u015fey yaratmaktan aciz olan haz\u0131rlay\u0131c\u0131 bir organizmadan ba\u015fka bir \u015feyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmaz. Felsefe bunu, devletin zoru bilimsel bir sonu\u00e7 de\u011fil, kendili\u011findenli\u011fin bir \u00fcr\u00fcn\u00fc oldu\u011fu i\u00e7in, enine boyuna tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ortadan kalkaca\u011f\u0131ndan, bir halk \u00fczerinde otorite kurulmas\u0131n\u0131n yaln\u0131zca bir ge\u00e7i\u015f bi\u00e7imi oldu\u011funun aksine, tutarl\u0131 olarak kan\u0131tlar. K\u0131skan\u00e7 partilerin iddia ettikleri ve bu y\u00fczden kavgaya tutu\u015ftuklar\u0131n\u0131n aksine, zamanla daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olmaktan ve geni\u015flemekten \u00e7ok kendini s\u00fcrekli olarak indirgemeli ve end\u00fcstriyel \u00f6rg\u00fctlenmenin i\u00e7inde da\u011f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Nihayetinde toplumun \u00dcST\u00dcNDE de\u011fil ALTINDA bulunmal\u0131d\u0131r. Felsefe, radikallerin c\u00fcmlesini tersine \u00e7evirmekte ve \u015fu sonuca varmaktad\u0131r: politik devrim yada insanlar aras\u0131nda otoritenin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ama\u00e7t\u0131r, sosyal devrim bunun arac\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131, diye ekler felsefe, iktidar\u0131 oynad\u0131klar\u0131 m\u00fcddet\u00e7e istisnas\u0131z b\u00fct\u00fcn partiler mutlakiyet\u00e7ili\u011fin \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imleridir ve bu y\u00fczden, politikan\u0131n el kitab\u0131nda otoriteden vazge\u00e7mek, otoriteye inanman\u0131n yerini al\u0131ncaya kadar vatanda\u015flar i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, toplum i\u00e7in d\u00fczen, i\u015f\u00e7iler aras\u0131nda birlik olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Partilere son!<\/p>\n<p>Otoriteye son!<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n ve vatanda\u015flar\u0131n mutlak \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc!<\/p>\n<p>Benim politik ve sosyal inanc\u0131m bu \u00fc\u00e7 c\u00fcmleye dayan\u0131yor. Her t\u00fcrl\u00fc h\u00fck\u00fcmeti olumsuzlayan bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyle, bir g\u00fcn nadir bir zekaya sahip, fakat bakan olmay\u0131 isteyecek kadar zay\u0131f bir adama &#8220;bizimle birlikte her t\u00fcrl\u00fc iktidar ve h\u00fck\u00fcmetten vazge\u00e7mek i\u00e7in yemin ediniz! Avrupa&#8217;n\u0131n ve d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi i\u00e7in devrimci ve gazeteci olarak kal\u0131n\u0131z!&#8221; demi\u015ftim. (Representant du peuple, 5 Haziran 1848) Beni \u015f\u00f6yle yan\u0131tlad\u0131: &#8220;Devrimci olman\u0131n iki bi\u00e7imi vard\u0131r: yukar\u0131dan, bu inisiyatifle, zekayla ilerleme ve fikirlerle yap\u0131lan devrimdir; a\u015fa\u011f\u0131dan, bu ayaklanma, \u015fiddet, umutsuzluk ve barikatlarla yap\u0131lan devrimdir. Ben her zaman yukar\u0131dan bir devrimciyim ve hep \u00f6yle olaca\u011f\u0131m, buna kar\u015f\u0131l\u0131k asla a\u015fa\u011f\u0131dan bir devrimci olmad\u0131m, ve hi\u00e7bir zaman da olmayaca\u011f\u0131m. Bu y\u00fczden beni bir y\u00f6netimin y\u0131k\u0131lmas\u0131 i\u00e7in edilen yeminlerde hesaba katmay\u0131n\u0131z, bu benim anlay\u0131\u015f\u0131mla \u00e7eli\u015fiyor. Ben yaln\u0131zca bir tek d\u00fc\u015f\u00fcnceye a\u00e7\u0131\u011f\u0131m: y\u00f6netimi iyile\u015ftirmek.&#8221; (Presse, 6 Haziran 1848)<\/p>\n<p>Yukar\u0131dan ve a\u015fa\u011f\u0131dan aras\u0131ndaki bu farkta ger\u00e7ekten \u00e7ok laf kalabal\u0131\u011f\u0131 yatmaktad\u0131r. Bay De Girardin b\u00f6ylelikle yeni ve anlaml\u0131 bir \u015feyler s\u00f6yledi\u011fini zannediyor fakat devlet g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yard\u0131m\u0131yla devrimleri destekleyeceklerine inanan ve her zaman gerilemelerinde etkili olan demagoglar\u0131n ezeli h\u00fcsn\u00fckuruntular\u0131n\u0131n tekrarlamaktan ba\u015fka bir \u015fey yapm\u0131yor. Bay De Girardin&#8217;in d\u00fc\u015f\u00fcncelerini biraz daha iyi s\u0131nayal\u0131m.<\/p>\n<p>Bu akl\u0131 bol yay\u0131nc\u0131, insiyatif, zeka, ilerleme ve fikirler yoluyla devrimi &#8220;yukar\u0131dan devrim&#8221;, buna kar\u015f\u0131l\u0131k ayaklanma ve umutsuzlukla yap\u0131lan devrimi &#8220;a\u015fa\u011f\u0131dan devrim&#8221; olarak anmay\u0131 tenezz\u00fcl buyuruyor. Bu ger\u00e7ekli\u011fin tam tersidir.<\/p>\n<p>Kendisinden al\u0131nt\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z yazara g\u00f6re, yukar\u0131dan a\u00e7\u0131k\u00e7a devlet zoru ve a\u015fa\u011f\u0131dan halk anlam\u0131na geliyor. Bir tarafta y\u00f6netimin i\u015fleri, \u00f6b\u00fcr tarafta kitlelerin insiyatifi.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden, bu faaliyetlerden, h\u00fck\u00fcmetin ve halk\u0131nkilerden hangisinin daha makul, daha ilerici, daha bar\u0131\u015f\u00e7\u0131 oldu\u011funu bilmek s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>Yukar\u0131dan devrim -daha sonra temellendirece\u011fim gibi- ancak bir prensin iyi niyetiyle, bir bakan\u0131n keyfince, bir meclisin k\u00f6r topal ilerlemesiyle, bir kul\u00fcb\u00fcn \u015fiddet eylemleriyle ger\u00e7ekle\u015febilir. O, diktat\u00f6rl\u00fck ve despotizm yoluyla devrimdir.<\/p>\n<p>14. Louis, Napolyon, 10. Charles bu tarzda davranm\u0131\u015flard\u0131r; Guizot, Louis Blanc, Leon Faucher de b\u00f6yle yapmak istiyorlar. Beyazlar, maviler, k\u0131rm\u0131z\u0131lar, bu noktada tamamen uyum i\u00e7indeler.<\/p>\n<p>Kitlelerin insiyatifi yoluyla devrim, vatanda\u015flar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi ile, i\u015f\u00e7ilerin deneyimi ile, ilerleme ve ayd\u0131nlanman\u0131n yay\u0131lmas\u0131yla ger\u00e7ekle\u015fir; o \u00f6zg\u00fcrl\u00fck yoluyla devrimdir. Condorvet, Turgot, Robespierre, a\u015fa\u011f\u0131dan devrimi, ger\u00e7ek demokrasiyi arad\u0131lar. En fazla devrim yapan ve en az h\u00fck\u00fcm s\u00fcren adamlardan birisi kutsal Ludwig (9. Louis) idi. Franda, kutsal Ludwig&#8217;in zaman\u0131nda kendini geli\u015ftirdi. Bir asma&#8217;n\u0131n kendi filizlerini s\u00fcrmesi gibi, kendi efendilerini ve Vasallar\u0131n\u0131 yaratt\u0131. Kral \u00fcnl\u00fc d\u00fczenlemesini ilan etti\u011finde yaln\u0131zca kamu iradesini yans\u0131t\u0131yordu.<\/p>\n<p>Sosyalizm, tamamen radikalizmin yans\u0131mas\u0131na d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Tanr\u0131sal Platon, daha iki bin y\u0131l \u00f6nceden buna hazin bir \u00f6rnek te\u015fkil etmektedir. Saint-Simon, Fourier, Owen, Cabet, Louis Blanc, \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n devlet taraf\u0131ndan \u00f6rg\u00fctlenmesinden yana olan herkes, Girardin gibi yukar\u0131dan devrimi hayk\u0131r\u0131yorlar. Halk&#8217;a kendi kendisini \u00f6rg\u00fctlemeyi, kendi akl\u0131na ve kendi deneyimine ba\u015fvurmay\u0131 \u00f6\u011fretmek yerine, ondan iktidar ve \u015fiddet talep ediyorlar. Despotlardan ne farklar\u0131 var? Ama onlar, b\u00fct\u00fcn despotlar gibi, ayn\u0131 zamanda \u00fctopyac\u0131d\u0131rlar da; birileri ortadan kayboluyorlar, \u00f6tekileri de k\u00f6k salamazlar.<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcmetin, herhangi bir zaman i\u00e7in devrimci olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi, -\u00e7ok basit nedenlerden \u00f6t\u00fcr\u00fc, \u00e7\u00fcnk\u00fc o bir h\u00fck\u00fcmet olddu\u011fu i\u00e7in- i\u00e7inde bir \u00e7eli\u015fki ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Yaln\u0131zca toplum, ak\u0131lla donanm\u0131\u015f kitle, kendi devrimini yapabilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc yaln\u0131zca kendisi, kendili\u011findenli\u011fini ak\u0131ll\u0131ca geli\u015ftirebilir, kendi y\u00f6neliminin ve kendi k\u00f6keninin gizini ayd\u0131nlatabilir ve ifade edebilir, kendi inanc\u0131n\u0131 ve felsefesini de\u011fi\u015ftirebilir ve son olarak yaln\u0131zca toplum kendi yarat\u0131c\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015fma ve kendi mahs\u00fc\u00fcl\u00fcn\u00fc \u00fcretme yetene\u011fine sahiptir. Y\u00f6netimler, Tanr\u0131n\u0131n k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131d\u0131r, d\u00fcnyay\u0131 zapt-\u00fc rapt alt\u0131nda tutmak i\u00e7in getirilmi\u015flerdir. Ve siz onlardan kendi kendilerini yok etmelerini, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck getirmelerini ve devrimler yapmalar\u0131n\u0131 istiyorsunuz.<\/p>\n<p>Bu imkans\u0131zd\u0131r. \u0130lk kral\u0131n kutsan\u0131\u015f\u0131ndan (\u0130sa&#8217;dan \u00e7.n.), insan haklar\u0131n\u0131n ilan edili\u015fine kadar b\u00fct\u00fcn devrimler, halk\u0131n kendili\u011findenli\u011fi ile yap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Y\u00f6netimler hi\u00e7bir zaman devrim yapmam\u0131\u015f, aksine devrimleri her zaman engellemi\u015f, bast\u0131rm\u0131\u015f ve yok etmi\u015flerdir. E\u011fer bizzat -\u00e7eli\u015fik bir bi\u00e7imde- devrimci bilime, sosyal bilime sahip olsalard\u0131 bile, onu uygulayamazlard\u0131, buna haklar\u0131 da yoktu. \u00d6nce bilimlerini vatanda\u015flar\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 almak i\u00e7in halk\u0131n g\u00f6zetiminden ge\u00e7irmeleri gerekirdi ve bu da otorite&#8217;nin esas\u0131n\u0131 ve devlet hakimiyetini tan\u0131mamak anlam\u0131na gelirdi.<\/p>\n<p>Burada ger\u00e7ekler teoriyi do\u011fruluyorlar. En \u00f6zg\u00fcr uluslar, devlet hakimiyetinin en az etki ve yetki sahibi oldu\u011fu, g\u00f6revlerinin en fazla s\u0131n\u0131rland\u0131\u011f\u0131 toplumlard\u0131r. Burada yaln\u0131zca Amerika Birle\u015fik Devletlerini, \u0130svi\u00e7re&#8217;yi, \u0130ngiltere&#8217;yi ve Hollanda&#8217;y\u0131 anabiliriz. En \u00f6zg\u00fcr olmayan uluslar, devletin egemenli\u011finin, bizdeki gibi en fazla \u00f6rg\u00fctl\u00fc ve en g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu uluslard\u0131r. Yine de b\u0131k\u0131p usanmadan y\u00f6netilmedi\u011fimizden \u015fikayet ediyoruz; g\u00fc\u00e7l\u00fc ve hep daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir devlet hakimiyeti istiyoruz.<\/p>\n<p>Eskinde kilise, yumu\u015fak bir anne gibi: Her \u015fey halk i\u00e7in, ama her \u015fey rahipler yoluyla, demi\u015fti.<\/p>\n<p>Kilise&#8217;den sonra monar\u015fi geldi ve dedi ki, her \u015fey halk i\u00e7in ama her \u015fey prensler yolutla.<\/p>\n<p>Doktrinerler: Her \u015fey halk i\u00e7in, ama her \u015feyi burjuvazi yoluyla diyorlar.<\/p>\n<p>Radikaller prensibi de\u011fil ama form\u00fcl\u00fc de\u011fi\u015ftirdiler: Her \u015fey halk i\u00e7in, ama her \u015fey devlet yoluyla.<\/p>\n<p>Hep ayn\u0131 y\u00f6netilme hevesi, hep ayn\u0131 kom\u00fcnizm.<\/p>\n<p>Kim nihayet \u015funu s\u00f6ylemeye cesaret edecek: Her \u015fey halk i\u00e7in, her \u015fey halk yoluyla, y\u00f6netimin kendisi de. -Her \u015fey halk i\u00e7in: tar\u0131m, ticaret, end\u00fcstri, felsefe, din, polis vb. Her \u015fey halk taraf\u0131ndan, y\u00f6netim ve din, \u00e7ift\u00e7ilik ve ticaret.<\/p>\n<p>Demokrasi uhrevi ve d\u00fcnyevi b\u00fct\u00fcn tahakk\u00fcmlerin, yasama, y\u00fcr\u00fctme ve yarg\u0131 tahakk\u00fcmlerinin ve m\u00fclkiyetin tahakk\u00fcm\u00fcn\u00fcn ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz ki \u0130ncil bize bunu vaaz etmiyor. Bu, toplumlar\u0131n mant\u0131\u011f\u0131 ile, devrimci davran\u0131\u015flar\u0131n silsilesi ile, modern felsefe ile oluyor. Lamartine ve bay de Genoud&#8217;a g\u00f6re y\u00f6netim: \u0130stiyorum demei ve \u00fclke yaln\u0131zca: r\u0131za g\u00f6steriyorumd iye cevaplamal\u0131! Y\u00fczy\u0131llar\u0131n deneyimi onlara en iyi y\u00f6netimin, kendisini gereksiz hale getirmeyi bilen y\u00f6netim oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor. \u00c7al\u0131\u015fmak i\u00e7in asalaklara, Tanr\u0131yla konu\u015fmak i\u00e7in rahiplere ihtiyac\u0131m\u0131z var \u0131m? Bizi y\u00f6neten se\u00e7ilmi\u015f insanlara da o kadar az ihtiyac\u0131m\u0131z var.<\/p>\n<p>Birisi, insan\u0131n insan taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesinin h\u0131rs\u0131zl\u0131k oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fti. Pekala! \u0130nsana insan taraf\u0131ndan h\u00fckmedilmesi de k\u00f6leciliklir. Papal\u0131k otoritesinin do\u011fmas\u0131yla sonu\u00e7lanan her din, insanlar\u0131n insanlara tap\u0131nmas\u0131ndan putperestlikten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Her zaman taht\u0131n, Altar&#8217;In (kiliselerdeki kutsal masa, \u00e7.n.) ve para torbas\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde y\u00fckselen mutlakiyet\u00e7ilik, zincirlerini bir a\u011f gibi insanl\u0131\u011f\u0131n \u00fcst\u00fcne yayd\u0131.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n insan taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesinden, insan\u0131n insana h\u00fckmetmesinden, insan\u0131n insana tap\u0131nmas\u0131ndan ba\u015fka bir de<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n insanlarca yarg\u0131lanmas\u0131<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n insan taraf\u0131ndan mahkum edilmesi<\/p>\n<p>Ve diziyi tamamlamak \u00fczere, insan\u0131n insan taraf\u0131ndan cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131 var!<\/p>\n<p>Kendileriyle gurur duydu\u011fumuz, zamanla olgun bir meyve gibi p\u00f6rs\u00fcy\u00fcp yere d\u00fc\u015f\u00fcnceye kadar kendilerine sayg\u0131 ve itaat g\u00f6stermemiz gereken bu kurumlar, \u00e7\u0131rakl\u0131k d\u00f6nemimizin aletleri, k\u00f6r i\u00e7g\u00fcd\u00fcn\u00fcn insanl\u0131k \u00fczerindeki hakimiyetinin g\u00f6r\u00fcn\u00fcr belirtileri, kanl\u0131 geleneklerin zay\u0131f, fakat bozulmam\u0131\u015f kal\u0131nt\u0131lar\u0131d\u0131r ve insan soyunun gen\u00e7lik d\u00f6nemine i\u015faret ederler. Yamyaml\u0131k, gaddar aletleriyle birlikte uzun s\u00fcre \u00f6nce ortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. \u0130ktidar sahiplerinin direnmesine ra\u011fmen. Ama \u015fimdi, b\u00fct\u00fcn kurumlar\u0131m\u0131z\u0131n ruhunda hala ya\u015famaktad\u0131r. Kan\u0131t olarak kutsal ak\u015fam yeme\u011finin takdis merasimi (sakrament) ve ceza yasas\u0131 kitab\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6sterebilirim.<\/p>\n<p>Felsefi ak\u0131l, yaban\u0131llar\u0131n bu basit fikirlerine itibar etmez, insani sayd\u0131&#8217;n\u0131n bu abart\u0131lm\u0131\u015f bi\u00e7imlerini horg\u00f6r\u00fcr. Fakat, Radikaller ve Doktrinerler gibi, bu Reform&#8217;un devletin yasama g\u00fcc\u00fc vas\u0131tas\u0131 ile yap\u0131labilece\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde de de\u011fildir. Herhangi bir kimsenin, halk\u0131n iyili\u011fini, halk\u0131n iradesine kar\u015f\u0131n kendisine dert etme hakk\u0131nda sahip oldu\u011funu, y\u00f6netilmek isteyen bir ulusu \u00f6zg\u00fcrle\u015ftirmenin me\u015fru oldu\u011funu kabul etmez. Felsefe yaln\u0131zca, toplumlar\u0131n \u00f6zg\u00fcr iradelerinden kaynaklanan reformlara itimat eder. Felsefenin tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 yegane devrimler, kitlelerin insiyatifinden kaynaklananlard\u0131r. Y\u00f6netimlerin devrimci yetkilerini tamamen reddeder.<\/p>\n<p>S\u00f6ylenenleri k\u0131saca toparlarsak, toplumun b\u00f6l\u00fcnmesi, insan\u0131n ilk g\u00fcnah\u0131n\u0131n korkun\u00e7 etkisi olarak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Grek mitolojisi bunu, bir ejderhan\u0131n di\u015flerinden yarat\u0131lan ve birbirlerini do\u011far do\u011fmaz yiyen sava\u015f\u00e7\u0131lar masal\u0131yla ifade etmi\u015ftir. Tanr\u0131 bu mite g\u00f6re, insanl\u0131\u011f\u0131n y\u00f6netimini uzla\u015fmaz partilerin eline b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131, b\u00f6ylelikle anla\u015fmazl\u0131k yery\u00fcz\u00fcnde Tanr\u0131n\u0131n h\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kurar ve insan sabit bir tiranl\u0131k alt\u0131nda, d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ba\u015fka bir d\u00fcnyaya y\u00f6neltmeyi \u00f6\u011frenir.<\/p>\n<p>Ak\u0131l&#8217;a g\u00f6re partiler yaln\u0131zca toplumu temel d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin sahneye konulmas\u0131, soyutlamalar\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi, anlam\u0131 \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olan metafizik bir pandomimdirler.<\/p>\n<p><em>P. J. Proudhon,\u00a0<\/em><br \/>\n<em>Bir Devrimci&#8217;nin \u0130tiraflar\u0131 kitab\u0131ndan, 1849\u00a0<\/em><\/p>\n<p><small>P.J. Proudhon&#8217;un Makaleler kitab\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n\u00c7eviri M. T\u00fczel, Birey Yay\u0131nlar\u0131, Temmuz 1992.<\/small><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Partiler var olmal\u0131 der kutsal yaz\u0131: oportet enim haereses esse. M\u00fcthi\u015f bir &#8220;olmal\u0131d\u0131r&#8221; \u00e7ekiyor Bossuet, derin bir hu\u015fu i\u00e7inde, bu &#8220;olmal\u0131d\u0131r&#8221; \u0131n k\u00f6kenini \u00f6\u011frenmeye cesaret etmeden. Biraz d\u00fc\u015f\u00fcnmek, bizim partilerin ilkesi ve anlam\u0131 hakk\u0131nda ayd\u0131nlatt\u0131. Bu y\u00fczden \u015fimdi ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ve hedeflerini tan\u0131maya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z.<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[11],"tags":[],"class_list":["post-551","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-proudhon"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/551","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=551"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/551\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=551"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=551"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.karasite.com\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=551"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}